Geçmişten Günümüze SEO

Proje Yöneticimiz Taylan Oğuz’un kaleminden…

SEO’nun Türkçe karşılığını sanıyorum artık bilmeyen yok. Yine de söylemek gerekirse Arama Motoru Optimizasyonu demek.

Bu yazımda size SEO nedir anlatmayacağım tabii. İlk çıktığı yıllardan bu zamana kadar neler değişti, kısaca anlatmak istiyorum. Detaylara ve teknik konulara girmeyeceğim. Sade ve anlaşılır bir şekilde değişen SEO kriterlerinden bahsedeceğim.

Bundan yıllar yıllar önce, SEO denildiğinde ilk akla gelen ve en önemli sıralama kriteri alan adı (domain) idi. Alan adınız yaptığınız işe ait kelimeler içeriyorsa siz, Google için o işte iyiydiniz. Hatta bunun yanında hizmet veya ürününüz ile ilgili kelimeler ne kadar çok geçiyorsa Google aramalarında o kadar öne çıkabiliyordunuz. Öyle ki bu kelimelerden anlamlı cümleler kurmanıza gerek olmayan zamanlar bile gördük. Hey gidi günler hey…

Sitelerin her yerinde anahtar kelimeler görüyorduk. İletişim sayfasında 10 tane anahtar kelime gördüğümü hatırlıyorum ama ispat edemem. 🙂 Sonra Google Amca durdu ve düşündü. Baktı ki herkes bir alan adı alıp içine anahtar kelimeleri basıyor ve öne çıkmaya çalışıyor, o da müdahale etti. Dedi ki, SEO için anahtar kelime yetmez bir de web üzerinde linkleriniz olsun, insanlar sizin sitenizin linkini tavsiye etsin. Hatta o siteler iyi ziyaret alan sitelerse sen ilk çıkarsın, dedi. Biz de “hımm..” dedik. Sonra neler gördük neler! Adult yani yetişkin sitelere linkini koyanlar mı istersiniz, tüm blog postlarının altına saçma sapan yorumlar atanlar mı, üniversite sitelerini hackleyip içine gizli bazen de alenen linklerini ekleyenler mi? (yalan yok, blog kısmını bizde yaptık.)

E tabi zamanla işler daha da çığrından çıkmaya başladı. İnsanlar bilgileri ve deneyimleri olmadıkları konularda alan adı alıp yukarıda saydıklarımı yapmaya başladı. Öyle bir yarıştı ki bu, maç heyecanı falan hikaye! İnsanlar gerçekten yaptığı iş ile ilgili alan adı bulamıyordu. Biz de erken davranıp tüm müşterilerimiz için SEO hizmeti satmaya ve her bir hizmetleri için alan adı alıp çoktan yazılar yazmaya başlamıştık. Herkes SEO’cu olmaya başlamış, yeni bir iş alanı oluşmuş, kurumlara SEO hizmeti satma konusunda rekabet ortamı kızışmıştı. Ama gün geldi çattı ve Google yeni bir düzenleme getirdi. (Tabii Google bu düzenlemeleri hala net bir şekilde açıklamıyor.) SEO’cular bu güncellemeleri deneme yanılma yöntemleriyle, tecrübeleriyle bulmaya çalışıyor ve bulduklarını paylaşıyor. Unutmadan; genellikle SEO işi ile ilgilenenler SEO’cu kelimesine kızarlar. Verilen hizmeti basitleştirdiğini düşünürler. Nitekim de öyle, işini gerçekten hakkıyla yapan çok kişi var ve bu terimi hayatta sevmezler. Biz de sevmiyoruz, aklınızda olsun. 🙂

Gel gelelim Google zamanla sıralamaları düzenlemek, işin otoritesini öne çıkartmak için birçok SEO güncellemesi yaptı. Şimdi baktığı en önemli kriterler; anahtar kelimelerin kirlilik yaratmadan kullanıldığı özgün yazılar ve makaleler… Web sitenizin hızı (mobil, masaüstü), içeriğin okunabilirliği, aldığınız kaliteli trafik (insanların çok sayfa gezmeleri ve sitede kalma sürelerinin çokluğu), sizi referans veren siteler. Öyle her site değil, aman! Kaliteli trafiği olan, hızlı ve mobil uyumlu siteler… Mesela Google Amca haber sitelerini oldukça sever.

Dahası var, ama siz siz olun kopya içerik kullanmayın, kendiniz yazın. Sonuçta yaptığınız işi en iyi bilen sizsiniz. Kullanıcıların sitenizde vakit geçirmesi için işinizi videolar ile destekleyin. Siz hazırlayamıyorsanız basit videolar oluşturabileceğiniz ücretsiz sitelerden yararlanabilirsiniz. Yani Google’a “ben bu işi iyi biliyorum, yaptığım işte başarılıyım” mesajı verirseniz o da sizi alır ve hooop üst sıralara taşır. Rekabetten korkmayın. SEO’nun çok emek ve zaman isteyen bir süreci vardır. Aceleci olmayın. 

Bir sonraki yazımda daha detaylı bir anlatım da yapacağım. Bu dönemde sağlıkla kalın SEO’suz kalmayın! 🙂

Arkadaşlarınla Paylaş!
Menü